11/8/2007 · Kategori: mizah
Sevdiğim tv yorumcularındandır. Fırsat bulursanız skyturk'te izleyin
NTV'deki "Neden" programında "Aleviler ve Siyaset"i tartıştık. Açılışta Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Turan Eser'e sordum:
"Neden her seçim öncesi 'Sünniler ve Siyaset' değil de 'Aleviler ve Siyaset' tartışılır?"
Eser, rakamlarla yanıtladı bu soruyu...Verdiği rakamlar, tartışmaya yer bırakmayacak kadar net bir tablo sergiliyordu.
Bu rakamları yorumsuz olarak sizlerle paylaşmak istiyorum:
* * *
Türkiye'de kaç okul var?
67 bin...
Kaç hastane var?
1220...
Kaç sağlık ocağı var:
6 bin 300...
Peki kaç cami var?
85 bin...
Her 60 bin kişiye 1 hastane düşerken, 350 kişiye 1 cami düşüyor.
Peki kaç kilise var?
270...
Kaç cemevi var?
100.
* * *
Türkiye'de kaç doktor var?
77 bin...
Peki kaç din görevlisi var?
90 bin...
Türkiye'de her 900 kişiye bir doktor düşerken, her 780 kişiye bir din görevlisi düşüyor.
Eğitim-Sen'e göre Türkiye'nin 200 bin öğretmen açığı var.
* * *
Türkiye'de kaç kütüphane var?
1435...
Almanya'da kaç kütüphane var?
11 bin...
Türkiye'nin kaç kentinde devlet tiyatrosu var?
13...
Kaç kentte kuran kursu var?
81...
Bu kursların toplam sayısı kaç?
3852...
* * *
Türkiye'de 1 opera derneği var; 11 bale, 10 heykel, 18 resim, 18 sinema, 38 tiyatro derneği var.
Peki kaç tane "cami yaptırma derneği" var?
35 bin...
* * *
İçişleri Bakanlığı'nın bütçesi ne kadar?
783 trilyon...
Ulaştırma Bakanlığı'nın?
678 trilyon...
Bayındırlık ve İskân Bakanlığı'nın?
677 trilyon...
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın?
632 trilyon...
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın?
280 trilyon...
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın?
249 trilyon...
Çevre ve Orman Bakanlığı'nın?
404 trilyon...
Sadece Sünnileri temsil eden Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bütçesi ne kadar?
1.3 katrilyon...
8 bakanlığın bütçesi kadar...
22 üniversitenin toplam bütçesine denk...
* * *
Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin yıldan yıla büyümesine bakalım:
1997'de 66 trilyon.
1998'de 119...
1999'da 180...
2000'de 270...
2001'de 302...
2002'de 553...
2003'te 771...
2004'te 1 katrilyon...
2005'te 1 katrilyon...
2006'da 1,3 katrilyon...
2007'de 1.7 katrilyon...
* * *
Bir ülke, Diyanet'e, bütün üniversitelerine ayırdığı bütçe kadar pay ayırıyor ve bunu son bir yılda ikiye katlıyorsa, doktordan, öğretmenden fazla imam yetiştiriyorsa, hastane değil cami yaptırıyor, kütüphaneden çok Kuran kursu açıyorsa, o ülkenin durup bir daha düşünmesi gerekmez mi?
CAN DÜNDAR
Bu acı olaydan daha ufak çaplı bir olay gene 1993 yılı içinde Almanya da yaşandı. Solingen kentinde aşırı sağcı bir alman grup bir türk evini kundaklayarak 5 kişiyi öldürdü. 2 yıl sonra suçlular cezalandırıldı. Vahşetin yaşandığı ev müze haline getirildi. Şimdi aynı vahşet bir daha yaşanmasın diye yobazlığın nelere malolduğunu göstermek için çocuklara ders olarak anlatılıyor.
Türkiye'de 3 yıla yakın bir süredir Sivas Madımak otelinin müze yapılması için bir çok aydının altına imzasını attığı bir kampanya yürütülüyor. Ancak bu kara leke ısrarla unutturulmaya üstü örtülmeye çalışılıyor. Bu da yetmezmiş gibi Madımak otelinin altı bu gün kebapçı olarak kullanılıyor. pes!
Umarım devletin yapmadığını siz yaparsınız. İleride çocuklarınıza yobazlığın nelere mal olduğunu, hiçbir şeyi en başta da dini uç seviyede yaşamanın ne kadar kötü sonuçlar doğurduğunu anlatırsınız.
İBRAHİM ZÜHRE
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Bizim "kalantor" devletin kac"makam araci" var? ...84 bin.
Fakir Almanya'nin?.............................................15 bin.
Gariban İngiltere'nin?..........................................12 bin.
Dilenci Japonya'nin? ...........................................10 bin.
Berduş Fransa'nin?...............................................9 bin.
84 bin makam araci günde 5 litre benzin yaksa?
Rafineri.gibi : 84.000x5 litre= 420.000 litre/gün ;
1.176.000.000.litre/iş-yılı
Bizim "zengin" devletin kaç "makam uçagi" var?....19.
Fakir Almanya'nin?.............................................14.
Yoksul Norveç'in?.................................................3.
Zavallı Yunanistan'in?...........................................1
Bunlari durup dururken neden yaziyorum? Şunun icin;
İngiltere'nin Başbakani "benim ucak eskidi, Tayyip Erdogan'in aldıgi uçaktan
istiyorum" demis. Kendi hükümetinin Maliye Bakani, "Eski meski, idare
et kardesim biz vergiyi sokaktan
toplamiyoruz, çok paran varsa kendi cebinden al..." cevabini vermis..
Niye? : Gariban ülke çünkü...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Başbakan Erdoğan, dış destek aramakiçin İngiltereyi ziyarete gitmiş.Ziyareti sırasında Kraliçe tarafından çay içmeye davet edilen Erdoğan, Kraliçeye kendi liderlik felsefesinin ne olduğunu sormuş. Kraliçe de çevremi akıllı insanlarla doldurmak cevabını vermiş.
Erdoğan bunun üzerine kraliçeye çevresindeki insanların akıllı olup olmadıklarını nasıl ayırt ettiğini sormuş.
Kraliçe, onlara doğru soruları sorarak ayırt ediyorum diye yanıtlamış ve izin verin göstereyim demiş.
Kraliçe hemen Tony Blair'i aramış ve Sayın Başbakan, lütfen bu soruya cevap verin:
Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var ve bu cocuk sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz.Kimdir bu? diye sormuş. Tony Blair: Bu benim majesteleri diye yanıtlamış.
Kraliçe:Doğru.Teşekkürler,iyi çalışmalar Blair demiş ve
Erdoğan'a dönerek: Gördünüz mü Sayın Erdoğan?
Evet majesteleri, çok teşekkür ederim, bu metodunuzu kesinlikle kullanacağım diyerek oradan ayrılmış.
Yurda dönüşünde hemen Unakıtan'ı yanına çağıran Erdoğan, Kemal abi sana soracağım bir soruyu cevaplamanı istiyorum demiş. Unakıtan Tabii efendim, nedir?
Erdoğan:
Annenin bir çocuğu var, babanın bir çocuğu var, ve bu çocuk senin ne kız ne de erkek kardeşin. Kimdir bu?
Unakıtan sağa bakmış sola bakmış düşünmüş taşınmış ve en sonunda: Efendim bunu biraz düşünüp sonra size cevap versem?? demiş. Erdoğan kabul etmiş ve Unakıtan oradan ayrılmış, vakit kaybetmeden Bakanlar
Kurulunu toplantıya çağırmış, saatlerce bu soru üzerinde düşünmüşler, ama kimse bir cevap bulamamışlar.
En sonunda kemal Unakıtan Kemal Derviş'i aramış ve durumu açıkladıktan sonra:
Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var, ve bu çocuk sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz. Kimdir bu?
Derviş:Bunda bilemeyecek ne var, tabii ki benim! diye yanıtlamış.
Cevabı alan Unakıtan hemen Tayyip'i arayarak:
Cevabı buldum efendim, kim olduğunu biliyorum, Sayın Kemal Derviş demiş. Tayyip büyük bir hayal kırıklığıyla cevap vermiş:
Yanlış cevap Kemal Abi Doğru cevap Tony Blair idi.
Yorum (1) Yorum yaz!