Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin
sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok
inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları
güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış
duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır,
adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi
varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç,
“Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek,
ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine
düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre
düzenlemek gerek”
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı
çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar
yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını,
kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini
yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız
olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri
düzeltmek de benim görevimdir.”
NTV'deki "Neden" programında "Aleviler ve Siyaset"i tartıştık. Açılışta Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Turan Eser'e sordum: "Neden her seçim öncesi 'Sünniler ve Siyaset' değil de 'Aleviler ve Siyaset' tartışılır?" Eser, rakamlarla yanıtladı bu soruyu...Verdiği rakamlar, tartışmaya yer bırakmayacak kadar net bir tablo sergiliyordu. Bu rakamları yorumsuz olarak sizlerle paylaşmak istiyorum: * * * Türkiye'de kaç okul var? 67 bin... Kaç hastane var? 1220... Kaç sağlık ocağı var: 6 bin 300... Peki kaç cami var? 85 bin... Her 60 bin kişiye 1 hastane düşerken, 350 kişiye 1 cami düşüyor. Peki kaç kilise var? 270... Kaç cemevi var? 100. * * * Türkiye'de kaç doktor var? 77 bin... Peki kaç din görevlisi var? 90 bin... Türkiye'de her 900 kişiye bir doktor düşerken, her 780 kişiye bir din görevlisi düşüyor. Eğitim-Sen'e göre Türkiye'nin 200 bin öğretmen açığı var. * * * Türkiye'de kaç kütüphane var? 1435... Almanya'da kaç kütüphane var? 11 bin... Türkiye'nin kaç kentinde devlet tiyatrosu var? 13... Kaç kentte kuran kursu var? 81... Bu kursların toplam sayısı kaç? 3852... * * * Türkiye'de 1 opera derneği var; 11 bale, 10 heykel, 18 resim, 18 sinema, 38 tiyatro derneği var. Peki kaç tane "cami yaptırma derneği" var? 35 bin... * * * İçişleri Bakanlığı'nın bütçesi ne kadar? 783 trilyon... Ulaştırma Bakanlığı'nın? 678 trilyon... Bayındırlık ve İskân Bakanlığı'nın? 677 trilyon... Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın? 632 trilyon... Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın? 280 trilyon... Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın? 249 trilyon... Çevre ve Orman Bakanlığı'nın? 404 trilyon... Sadece Sünnileri temsil eden Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bütçesi ne kadar? 1.3 katrilyon... 8 bakanlığın bütçesi kadar... 22 üniversitenin toplam bütçesine denk... * * * Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin yıldan yıla büyümesine bakalım: 1997'de 66 trilyon. 1998'de 119... 1999'da 180... 2000'de 270... 2001'de 302... 2002'de 553... 2003'te 771... 2004'te 1 katrilyon... 2005'te 1 katrilyon... 2006'da 1,3 katrilyon... 2007'de 1.7 katrilyon... * * * Bir ülke, Diyanet'e, bütün üniversitelerine ayırdığı bütçe kadar pay ayırıyor ve bunu son bir yılda ikiye katlıyorsa, doktordan, öğretmenden fazla imam yetiştiriyorsa, hastane değil cami yaptırıyor, kütüphaneden çok Kuran kursu açıyorsa, o ülkenin durup bir daha düşünmesi gerekmez mi?
Bu acı olaydan daha ufak çaplı bir olay gene 1993 yılı içinde Almanya da yaşandı. Solingen kentinde aşırı sağcı bir alman grup bir türk evini kundaklayarak 5 kişiyi öldürdü. 2 yıl sonra suçlular cezalandırıldı. Vahşetin yaşandığı ev müze haline getirildi. Şimdi aynı vahşet bir daha yaşanmasın diye yobazlığın nelere malolduğunu göstermek için çocuklara ders olarak anlatılıyor.
Türkiye'de 3 yıla yakın bir süredir Sivas Madımak otelinin müze yapılması için bir çok aydının altına imzasını attığı bir kampanya yürütülüyor. Ancak bu kara leke ısrarla unutturulmaya üstü örtülmeye çalışılıyor. Bu da yetmezmiş gibi Madımak otelinin altı bu gün kebapçı olarak kullanılıyor. pes!
Umarım devletin yapmadığını siz yaparsınız. İleride çocuklarınıza yobazlığın nelere mal olduğunu, hiçbir şeyi en başta da dini uç seviyede yaşamanın ne kadar kötü sonuçlar doğurduğunu anlatırsınız.
Bizim "kalantor" devletin kac"makam araci" var? ...84 bin. Fakir Almanya'nin?.............................................15 bin. Gariban İngiltere'nin?..........................................12 bin. Dilenci Japonya'nin? ...........................................10 bin. Berduş Fransa'nin?...............................................9 bin. 84 bin makam araci günde 5 litre benzin yaksa? Rafineri.gibi : 84.000x5 litre= 420.000 litre/gün ; 1.176.000.000.litre/iş-yılı
Bizim "zengin" devletin kaç "makam uçagi" var?....19. Fakir Almanya'nin?.............................................14. Yoksul Norveç'in?.................................................3. Zavallı Yunanistan'in?...........................................1
Bunlari durup dururken neden yaziyorum? Şunun icin; İngiltere'nin Başbakani "benim ucak eskidi, Tayyip Erdogan'in aldıgi uçaktan istiyorum" demis. Kendi hükümetinin Maliye Bakani, "Eski meski, idare et kardesim biz vergiyi sokaktan toplamiyoruz, çok paran varsa kendi cebinden al..." cevabini vermis.. Niye? : Gariban ülke çünkü...